CHP Milletvekilleriyle Tanışma ve Sohbet Toplantısı

Bu hafta, Banka ve Fon Türk Personel Derneği’nin (WİTSA) düzenlediği bir toplantıda CHP’nin önde gelen isimleriyle tanışma fırsatı buldum. Bu tarz siyasi toplantılar hem siyasetçilerle tanışma ve onları yakından gözlemleme fırsatı sunuyor hem de partilerin güncel politikaları ve Türkiye’nin sorunlarına bakışlarıyla ilgili birinci elden bilgi almamı sağlıyor. Bu toplantının konukları CHP’nin ekonomiden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Faik Öztrak, Milletvekili Umut Oran ve Milletvekili Gülsün Bilgehan‘di.

Toplantının tanıtımı WİTSA tarafından su şekilde yapıldı:

“Konuklarımız, özellikle Avrupa Birliği`nde yaşanan ekonomik krizin ülkemiz ekonomisi üzerindeki etkilerinin nasıl azaltilabilecegi ve genel olarak sürdürülebilir ekonomik ve sosyal kalkınma konusundaki görüş ve stratejilerini bizimle paylaşacaklar. Kendileriyle tanışıp sohbet etme imkanı bulacağınız bu toplantıda, yapacakları kısa sunumun arkasından kendilerine doğrudan soru da yöneltebileceksiniz.”

Konuşmanın genel çerçevesi de bu şekildeydi. Faik Öztrak, Suriye meselesine değindi ve Amerikalıların Türkiye’nin askeri müdahalede bulunmasını istediğinden bahsetti. Böyle bir müdahaleye karşı çıktıklarını, ve bunun Esad’i korudukları anlamına gelmeyeceğini söyledi. Daha sonra hükümetin ekonomi politikalarını ve Türkiye’yi bekleyen riskleri değerlendiren bir hayli başarılı -uzun zamandır dinlediğim en iyi makroekonomik eleştirilerden biriydi- bir konuşma yaptı. Yakın zamanda 2001 krizine benzer bir kriz beklediğini söyleyen Öztrak, çözüm olarak CHP’nin son seçimdeki vaatlerinin hala büyük ölçüde geçerli olduğunu söyledi. Özellikle de verimlilik artışının ve sosyal güvenlik ağlarının önemine değindi.

Umut Oran ise Türkiye’nin genel bir tablosunu çizdi -ki olabildiğince karanlık bir tabloydu-, özellikle son dönemlerde yaygınlaşan anti-demokratik uygulamaları eleştirdi. Dış politikadaki tutarsızlıkları ve terörle mücadeledeki başarısızlığı vurguladı.

Son olarak söz alan Gülsün Bilgehan, kadınların Türkiye’de gitgide kötüleşen durumundan söz etti. Yasa olarak Türkiye’nin bir eksiğinin olmadığı ama bu yasaların uygulanmadığından yakındı, konuşmasındaki pek çok nokta Şafak Pavey’in meclisteki son konuşmasıyla paralellik gösteriyordu.

Soru cevap bölümünde ise hemen hemen herkesin aklındaki soru soruldu: “Madem durum bu kadar vahim, neden halk hala AKP diyor? Acaba sorun sizde mi?”

CHP’li vekillerin buna yanıtı, AKP’nin konjonktürel olarak şanslı bir dönemde başa geldiği, ve bu zamana kadar işi “otomatik pilot”ta götürdüğü yönünde oldu. AKP’nin başarısının ardında kısa vadeli ekonomik motivasyonlar ve istikrar arzusunun olduğu belirtildi. Asıl sıkıntıların ise referandum ve seçim sonrası başladığını, iktidarın artan baskısının havayı degistirebilicegi belirtildi. Ancak belki hepsinden önemlisi üç vekilin konuşma boyunca defalarca dile getirdikleri CHP’nin yeni yeni “sokağa indiği” ve evlere girmeye başladığıydı. Bunu birinci ağızdan duymak üzücü olmakla beraber, geç de olsa parti yönetiminin durumu anlaması CHP sempatizanları için bir umut ışığı olabilir.

Benim düşüncelerime gelecek olursak. CHP’de iyi niyet olduğu ve partinin kendini geliştirmek için uğraştığı aşikar. Geçen sene seçim öncesi yine bu tarz bir toplantıya girmiştim, o zamana göre bile partinin ileri gelenlerinin yaklaşımlarında gelişme var. Yine de bunun yeterli olmadığını, CHP’nin halkı samimiyetine inandırmak için daha fazlasını yapması gerektiğini düşünüyorum. Dahası CHP’nin gerçekten değişip, iktidara talip modern ve yapıcı bir parti haline gelme potansiyeli olduğuna dair de şüphelerim var. Daha detaylı yorumlar için, sorularınızı beklerim..

Reklamlar

6 thoughts on “CHP Milletvekilleriyle Tanışma ve Sohbet Toplantısı

  1. Turkiye’yi bekleyen risklerden konusulurken, insaat sektorunun gidisatindan da bahsedildi mi? Hunharca pompalanan insaat sektoru patladi patlayacak gibi bir his var icimde…

    • Insaat sektorune ozel olarak deginilmedi. Buyuk sorunun ufak bir parcasidir (belki de semptomu demek dogru olur). Turk ekonomisinin yakin zamanda ciddi yapisal reformlara ihtiyaci olacak, o zaman patlama gayrimenkul piyasalarindan olabilir.

  2. Ezgi, TR’de insaat sektorunun onunun acik oldugunu dusunuyorum. Hala kisi basina dusen konut sayisi bircok ulkeyle kiyas kabul edilebilecek durumda degil. Ancak, durum Istanbul ozelinde degerlendirildiginde tablo degisir…

    • Evet, İstanbul demem gerekirdi yorumda haklısın, çünkü diğer illerde durum nasıl hiç haberim yok. İstanbul ile ilgili fikrimi de gözlem ve insanlardan duyduklarımla oluşturdum, yani bana istatiktikle falan gelirsen büyük tıkanabilirim:)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s