Binaları Okumak (2)

Bu yazı dizisinin ilk bölümünde belirttiğim gibi bu bölümde kronolojik sırayı takip ederek mimari dönemlerin ipuçlarını sizle paylaşmaya çalışacağım.

1. Yunan mimarisi

Yunan mimarisinde ana unsur taş bloklardır. Yapılar büyük kütleli taş blokların oluşturduğu kolonlar üzerinde yükselir. Erken dönem kolonları tabansızdır. Dizi halindeki kolonlar üstlerindeki eşikleri ve çatıyı taşır. Eşikler epey süslemelidir.

Çatı ise beşik çatı adı verilen iki eğimli yüzeyin bir tepe çizgide buluşması ile oluşan tiptedir. O dönemdem bügune kalanlar genelde tapınaklardır. Tapınaklar duvarsız bir dış yapı ve kapalı bir iç bölmeden oluşur.

Tapınakların bir tarafında sunak bölmesi buluunur. Her ne kadar kullanılan malzemenin beyaz mermer olmasından dolayı bu yapılar günümüzde beyaz renkte olsalar da süslemelerin eski dönemlerde renkli olabilecekleri düşünülmektedir.

Yunan Tapınağı

2. Roma mimarisi

Bu dönemim genel karakteristiği Yunan mimarisine benzer. Ancak yeni buluşlar sayesinde yapılarda beton, kubbe ve kemer kullanılmaya başlanmıştır. Bu dönemde süslemeler daha fazlalaşmış ve kolonların iki ucuna tabanlar eklenmiştir. Roma’daki Pantheon Tapınağı ve Kolezyum (Colosseum) bu dönemin önemli yapıtlarındandır.

Pantheon Tapınağı (Roma)

3. Erken Hıristiyanlık ve Bizans mimarisi

Roma İmparatorluğu’nun 4. yüzyılda hıristiyanlığı resmi din olarak kabul etmesinin mimari yapılara da etkisi oldu. Mesela İmparatorluk’ta toplantı mekanı olarak kullanılan geçitli bazilika yapıları o dönemin kiliselerinde kullanılan ortak mimari model oldu. İmparatorluk yıkılınca Roma mimarisi Avrupa’da kullanılmaz oldu ancak Bizans’ta yaşamaya devam etti. Bazilikalara kubbe eklenmesi fikri ile kiliselerin yapısı değişti.

Kubbeli bazilikanın en güzel örneklerinden biri İstanbul’daki Aya Sofya’dır. Bu yapıdaki ana kubbe ve ufak kubbeler haç şeklinde sıralanmıştır. Bu dönem ait bir başka mimari gelişme ise sundurma kullanımının başlamasıdır. Sundurma, bir kapı veya herhangi bir geçitin dış girişine çatı olacak biçimde, girişi yağmur, güneş vb. etmenlerden korumak amacıyla arkası duvara verilen yapıdır. Bu dönemde mozaik kullanımı, cam ve taşlardaki boyamalar ve daha süslü kolonlar göze çarpmaktadır.

Korintiyan tipi kolon

Reklamlar

4 thoughts on “Binaları Okumak (2)

  1. Neoklasik, barok bunların alt dalımı oluyor? İstanbulda farklı mimari yapıların birleşmesini görmek mümkün. Kubbeli kiliseler mesela.

    • Her donem kolonunun farkli islemelerle suslenmis olmasi ve onlara bakarak donemler konusunda yorum yapabilmek cok ilginc geliyor bana. Bu konuya da deginecek misin hocam?

  2. Bu yazinin devamini bir okuyucu olarak merakla bekliyorum. Cunku Bati mimari akimlari acisindan biz sokaktaki adamlar icin en alakali kisimlara sira henuz gelmemis. Az bucuk bildigim kadariyla Avrupa’da en cok ilgi ceken, turistik binalarin buyuk cogunlugu barok ve rokoko. Geri kalan da bolgesine gore neoklasik, ronesans ya da bilemediniz gotik. Amerika’da eger ilgi ceken bina bulabiliyorsaniz o da buyuk ihtimalle ya neoklasik ya da modern. Osmanli mimarisinin batidan en cok odunc aldigi, ve hatta belki de en basarili kullandigi tarz yine barok. Bekliyoruz hocam

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s