Zor bir yıl

2012 yılı Türkiye ekonomisi için zor bir yıl olabilir diye düşünüyor, ancak sağlam kamu maliyesi olan Türkiye’nin ne konuda zorlanacağını tam olarak kestiremiyordum. İngiliz The Economist dergisinin sitesinde yayınlanan “kımıldama-alanı” endeksi (wiggle-room index) bu konuda iyi bir fikir vermekte.

Bugün küresel ekonomideki en büyük risk Avrupa’daki borç krizi. Birlik krize çözüm üretmeye çalışsa da su ana kadar başarı sağlayabilmiş değil. Türk ekonomisinin de Avrupa’yla göbek bağı düşünüldüğünde, Avrupa’dan gelecek kötü haberlerin bizi doğrudan etkileyeceği açık. Peki hükümetin böyle bir kriz karşısında eli ne kadar güçlü?

[Interaktif tablonun orjinaline ulaşmak için tıklayın]

The Economist’teki endekse göre pek de güçlü değil. Borç ve bütçe dengesinde makul bir yerde olmamız sürpriz değil. Ancak yüksek enflasyon ve negatif reel faiz, para politikasında hükümetin elini kolunu bağlayan faktörler. TL’nin de son altı ayda dolar karşısında ciddi şekilde değer kaybına uğradığını da düşünecek olursak, hükümet bu alanlarda neredeyse bütün gücünü kullanmış gibi gözüküyor. Artık kronik bir sorunumuz olan cari işlemler açığında da listedeki diğer gelişmekte olan ülkelere fark atmış durumdayız, bu açığın sürdürülebilir olmadığı herkesin anlaştığı bir konu.

Görünen o ki 2012 çok zor bir yıl olacak, Avrupa’daki olası bir krizin ülkemize yansıması da çok övündüğümüz kamu maliyemiz üzerinden olacak gibi gözüküyor, çünkü hükümetin elinde başka bir silah kalmamış durumda. Umalım ki korkulan gerçekleşmesin.

Reklamlar

5 thoughts on “Zor bir yıl

    • Basitce:

      Reel faiz=nominal faiz (bankanin, yatirdigin paraya verdigi faiz)-enflasyon(piyasadaki ortalama fiyat artisi, baska bir deyisle paranin ne kadar deger kaybettigi).
      Yani sen bankaya yillik %10dan parani yatiriyorsan ve yillik enflasyon %10dan fazlaysa reel olarak para kaybediyorsun demektir. Bugun alabilecegin urun sepetini parani 1 yil bankada tuttuktan sonra alamazsin.
      Vikipedi aciklamasina da bakabilirsin:
      http://tr.wikipedia.org/wiki/Reel_faiz

    • Cari denge ise yine basitce urettigimizden fazlasini yememizdir. Bu sadece ticareti degil, hizmet uretimini ve yatirim gelirlerini de hesaba katar.

      Odemeler dengesi tutmak zorunda oldugundan, cari hesaptan verdigimiz acigi sermaye hesabindan kapatiyoruz. Yani cari acigimizi, sermaye hesabi fazlasiyla finanse ediyoruz.

      Tabi bunda kendi basina bir problem yok, asil problem surdurulebilirlik. Yuksek cari acik, surdurulebilir bir olgu degildir, hic kimse urettiginden fazlasini sonsuza dek yiyemez. Gecmiste bu ayarlama krizlerle oldu, cari acik krizde yerini cari fazlalara birakti. Baglantida Turkiye’nin cari acik istatistikleri mevcut, zaman dilimini biraz geri alirsan durumun ciddiyetini kolayca anlayabilirsin (http://www.tradingeconomics.com/turkey/current-account-to-gdp).

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s