Euro 2008 – Anılar

Youtube’da rastgele videolar izlerken gözüme Türkiye – Hırvatistan maçı takıldı ve eski anılarım canlandı.

Yıllardan 2008, Milwaukee’de bir bardayım. Yanımda Amerikalı arkadaşım Matt ve Filistinli arkadaşım Ahmad var. Gittiğimiz bar bir Eastern European mekanı. Herkes Çek Cumhuriyeti forması giymiş. Bende de aile boyu OMO’lardan çıkan 6 numara Arif Erdem Türkiye forması var. Türkiye bir sıfır yenik duruma düşüyor ve ben hayatımda ilk defa Türkiye gol yiyince sevinen insanlar görüyorum. Maç 2-0 oluyor, biri yanıma geliyor. ‘Good game’ diyor, gülüşüyoruz. Arkasından maçı 2-0’dan 3-2 yapıyoruz. Ahmad gollere benden daha çok seviniyor. Matt, ‘futbolun bu kadar zevkli olduğunu hiç bilmiyordum, bundan sonra ben de futbol maçlarını izleyeceğim’ diyor.

Deloitte’da stajyer olarak çalışıyorum ve inanılmaz sessiz bir ofisteyim. Herkes kağıt kalem bir şeylerle uğraşıyor. Mutfakta Türkiye – Hırvatistan maçı açık ama kimsenin umrunda değil. Benim içim içime sığmıyor. Her 5 dakikada bir çayımı tazeleme yalanıyla mutfağa geçiyorum ve 15 dakika maça bakıyorum. Bunu farkeden müdürüm, ‘hadi git izle ama sana verdiğim işi mutlaka bitir bugün’ diyerek izin veriyor. Maçta dakika 119, gol yiyoruz. Allah’tan kimse Türkçe bilmiyor. Nerdeyse bağırma tonunda ağzımdan küfürler çıkıyor. Bunu ofiste mutfağa yakın oturanlar duyuyor ve ne oldu diye yanıma geliyorlar. Benim nefesimi tutmuş kıpkırmızı suratımı görüp, ‘oh I am sorry’ çekiyorlar. Yaklaşık 6-7 kişi falan oluyoruz mutfakta; derken Semih gol atıyor. Ben “GOL BEEE” diye bağırıyorum ve mutfakta yaklaşık 15-20 kişi oluyoruz. Herkes maçı takip etmeye başlıyor. Penaltılar ve yarı finaldeyiz. Fena halde mutluyum, herkese “high five” veriyorum. Herkes bana bakıp, ‘wow, what a game man. congratulations’ diyor. Ofiste popularitem tavan yapıyor.

Müşterideyim, Almanya Türkiye maçı, Amerikalı arkadaşlarım ofis messengerdan bana dakika dakika maçı anlatıyorlar. 1-0 Türkiye, 1-1, 2-1 Almanya oluyor. Meşhur Rıdvan – Semih – Tırnak gölü atılıyor ve 2-2 yapıyoruz. Dakika 86 daha fazla dayanamıyorum ve müşteride internetten adthe.net’e girmeye zorluyorum ama açılmıyor. Derken maç bitiyor ve 3-2 yeniliyoruz.

Mükemmel heyecanlı bir yaz geçiriyorum. Bir sürü arkadaş ediniyorum. Yıllardan 2012, hala youtube’da maçlara bakınca çok güzeldi ya diyerek içimi bir heyecan kaplıyor.Keşke gene olsa.

Bu arada, aşağıdaki videoyu buldum. Herhalde birçok insana bu duygular tanıdık gelecektir.

Reklamlar

2 thoughts on “Euro 2008 – Anılar

  1. Senin Deloitte’da izlediğin Türkiye-Hırvatistan maçını tüm kadro Kaş’ta bir kafede izlemiştik. Maç bitince kadefeki herkes birbirine sarılmış, coşkulu anlar yaşanmıştı. Futbol maçı pek izlemesem de, ben de o maçtan sonra ‘Futbol çok eğlenceli olabiliyormuş, acaba ben de bu işe girsem mi’ dediğimi hatırlıyorum. O gün bugündür futbol maçı izlemek konusunda çok yol alamadım ancak senin yazını okuyunca ben de ‘Keşke yine olsa’ dedim:)

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s