Kapüşon davası

Dipnot Tablet’in  55. sayısında Amerika’da geçtiğimiz aydan beri gündemde olan Trayvon Martin olayını ve aklıma getirdiklerini yazdım…

Türkiye’deki adalet sistemini ve kolluk kuvvetlerinin ihmallerini sıkça tartıştığımız yoğun ülke gündeminde basınımızda pek yer bulamasa da, Trayvon Martin olayı Amerika’da bir hayli ses getirdi. Martin’in ölümü ırkçı ön yargıları ve kaba kuvvet kullanımını ülke gündemine taşımakla kalmadı, hem sosyal medyanın gücünü gösterdi hem de bireylerin objelerin kurbanı olabileceklerini bir kez daha hatırlattı.

Tek bir olay, iki farklı hikaye! Trayvon Martin 17 yaşında, liseye giden siyahi bir genç. 6 Şubat gecesi izlediği basketbol maçının devre arasında atıştırmalık bir şeyler almak için markete gidiyor. Aldığı şekerleme ve buzlu çayla eve dönerken takip edildiğini fark ediyor. Korkup aradığı kız arkadaşına, peşindeki adamı atlattığını anlatırken, adam tekrar karşısına çıkıyor, telefonda karşı taraf bir itiş kakış sesi duyuyor ve hat kesiliyor. Birkaç dakika sonra polis olay yerine geldiğinde Martin’in cansız bedeninin göğsündeki kurşunla yerde yattığını görüyor…
George Zimmerman, sıkça polisi arayan takıntılı ve “gönüllü bir mahalle bekçisi”. Olay yerine gelen polislere, kapüşon takan siyahi gencin şüpheli hareketlerinden ötürü 911’i aradığını ve genci izlemeye başladığını anlatıyor. İddiasına göre Zimmerman arabasına doğru yürürken arkadan saldırıya maruz kalıyor, 17 yaşındaki 65 kiloluk Martin tek darbeyle 115 kiloluk Zimmerman’ı yere düşürüyor, Zimmerman tam kafasını kaldırıma çarpmak üzereyken yanında taşıdığı silahıyla genci göğsünden vurarak hayatını kurtarıyor. Polis, burnu ve kafası kanayan Zimmerman’ın meşru müdafaa hikayesini, görgü tanıklarının ifadeleriyle örtüşmesine dayanarak inandırıcı buluyor. Sonuç olarak Zimmerman hakkında hiçbir suçlama yapılmaksızın serbest bırakılıyor.

“Gönüllü mahalle bekçiliği” nedir? (Neighborhood watch)
ABD’nin pek çok bölgesinde suç ve vandalizmi önlemek için vatandaşların gönüllü katılımıyla oluşturulan gruplara verilen isim. Gönüllüler gördükleri şüpheli kişi ve olayları polise bildirerek olası suçları azaltmaya çalışıyor. Mahalle bekçiliği el kitabında, gönüllülerin güç kullanma yetkisi olmadığı, silah taşımamaları ve araçları takip etmemeleri gerektiği belirtiliyor.

Bu üzücü olay ancak üzerinden haftalar geçtikten sonra, büyük ölçüde de sosyal medya sayesinde, ulusal basının gündemine geldi. Zimmerman’ın derhal tutuklanmasını talep eden yüz binlerce Amerikalı internet üzerinden topladıkları imzalarla Martin’in ebeveynlerine desteklerini ve davanın takipçisi olacaklarını gösterdiler. Sosyal medyada Zimmerman’ın, Martin’i ırkçı hislerle öldürmüş olabileceğine, dolayısıyla bu olayın bir nefret suçu olarak ele alınması gerektiğine ve polisin soruşturmada pek çok ihmali olduğunun üzerinde duruldu. Büyüyen tepki, hem basının hem de hükümetin ilgisini çekmeye yetti: Önce olay gecesi gerçekleşen 911 ve Martin’in ölmeden hemen önce kız arkadaşıyla yaptığı telefon kayıtları yayınlandı, sonra Zimmerman’ın geçmişte de defalarca yine siyahları ihbar ettiği ortaya çıkarıldı. En son olarak da Zimmerman’ın polise yaptığı savunma basına sızdırıldı.
Martin’in kız arkadaşıyla olan telefon görüşmesinin polis tarafından tespit edilmeyişi, olay sonrası cinayet vakalarında neredeyse standart olan alkol ve uyuşturucu testlerinin yapılmaması, ve tanıklardan birinin ifadesinin polis tarafından “düzeltildiğini” söylemesi soruşturmadaki polis ihmallerini gün yüzüne çıkardı. Ardından bir televizyon kanalındaki yorumcunun Martin’in ölümünde Zimmerman kadar, taktığı kapüşonun da sorumlu olduğunu söyleyerek tüm kapüşon takanların olağan şüpheli olduğunu ima etmesi tepkilerin çığ gibi büyümesine sebep oldu. Binlerce Amerikalı çeşitli şehirlerde kapüşonlu eşofmanlarıyla protesto gösterileri düzenledi, pek çok ünlü de bu eylemlere sosyal medya üzerinden destek verdi. Nitekim, kısa sürede federal yönetim davayı ele aldı ve olayın tekrar incelendiğini açıkladı. Sorumlu polis şefi soruşturmadan alındı ve Amerika’da pek çok eyalette yürürlükte olan ve Zimmerman’ın tutuklanmamasına gerekçe gösterilen “direnme kanunu” ciddi tartışma konusu haline geldi.

“Direnme yasası” nedir? (Stand-your-ground law)
ABD’nin bazı eyaletlerinde geçerli olan, kişilere kendilerini tehdit altında hissetmeleri durumunda ölümcül güç kullanma hakkı tanıyan yasadır. Bu yasaya göre kişi, kendinin tehdit altında olduğuna makul bir şekilde inanıyorsa, taviz vermek veya geri adım atmak zorunda değildir ve uygulayacağı ölümcül güç meşru müdafaa olarak kabul edilip cezai yaptırımdan muaf olur.

Soruşturmanın akıbeti henüz belli olmasa da, Trayvon Martin olayı 2012 yılı Amerikasında ırksal gerilimlerin halen ne kadar etkili olduğunu ve kolluk kuvvetlerinin ne kadar taraflı davranabileceğini acı bir şekilde gözler önüne seriyor. Toplumun kanunların kötüye kullanımına ve nefret suçları söz konusu olduğunda otoritenin akıl almaz tavrına karşı duyarlılığını ortaya koymasında ve Zimmerman davasının gidişatında sosyal medyanın oynadığı rol aslında çok şey anlatıyor… Siyahi bir gencin öldürülmesiyle başlayan, olayın öncesinde ve sonrasında polisin yaklaşımına karşılık ailenin adalet isteğiyle gündeme gelen ve sosyal medyanın gücüyle milyonlara ulaşan “kapüşon davası” ister istemez akıllara Türkiye gündemini uzun zamandır meşgul eden “poşu davası”nı getiriyor.Taktığı poşu aleyhinde delil olarak kullanılan Cihan Kırmızıgül terör örgütü üyesi olduğu iddiasıyla iki yıla yakın hapishanede yattıktan sonra geçtiğimiz günlerde tahliye edilmişti. Bu yazı tek olay-iki hikaye ile başlamıştı, iki hikaye ve maalesef tek bir gerçekle bitiyor. Bir tarafta Martin’le milyonların giydiği kapüşonun resmi, diğer tarafta ise Cihan’la yine milyonların taktığı poşunun. Fondaki acılar ve adalet arayışıysa ortak. Birileri her gün bir yerde üzerine siyasi, ırkçı etiketler tutturulmuş objelerin kurbanı oluyor ve bir şekilde cezalandırılıyorlar, ister Amerika’da olsun ister Türkiye’de.

Reklamlar

4 thoughts on “Kapüşon davası

  1. Patron bu yazi arada kaynamis gibi bir durum olusmasin. Ben simdi okudum. Cok basarili aktarmissin, cok basarili baglamissin. Tebrik ederim. Dogrudan alakali olmamakla beraber Amerika’da silah tasima ozgurlugu, NRA falan mevzularinda da bir yazi yazsan iyi kivirirsin, ilginc olur gibi geldi.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s