Coffee Departures (Flight No: 5) Cuba

Küba, Havana’dayım. Havaalanından şehire attığınız ilk adım ile, insanlardaki rahatlığı hemen farkediyorsunuz, adeta cennetten bir köşe. Küba fotoğraflarına has o eski model arabalar, hasiendalar, insanlar… Burada, aynı Türkiye’de olduğu gibi farklı bölgelerden insanların birleşmeleriyle dünyaya gelen insanları gözlemleyebilirsiniz, doğal seleksiyon ve modifikasyon, adeta bir Galapagos Adası.

Havana, burada bir tarihin yaşadığı belli oluyor, adeta isyankar ruhlar dolaşıyor sokaklarda. Çok farklı bir yer. Ama burada fazla zamanım yok. Burada kahve zincirleri de yok, nerede kahve bulabilirim diye düşünürken yanımdan bir adam geçiyor 40’lı yaşlarda ve Türkçe konuşuyor avazı çıktığı kadar cep telefonuyla, kolunda da manken gibi bir sarışın bayan, sanırım Rus. Adamın kolundaki ve boynundaki zincirlerden, giyiminden, stilinden hemen anlıyorum kro ama zengin olduğunu. Benim üzerimde de Türkçe yazı yazan bir T-shirt var, o da benim Türk olduğumu anlayıp duruyor, telefonunu kapatıyor, “ooo N’aber yeğenim?” ne işin var buralarda diyor, benim orada yaşayan bir Türk olduğumu sanarak bana Havana’da helal et nerden bulabileceğini soruyor. Sonra kısa bir sohbete başlıyoruz. Tatil için gelmişler. Meğerse kendisi İstanbul’un en elit rezidanslarından birinde oturuyormuş. İstanbul Kartal’da bir oto parça imalat atölyesi varmış, altında son model BMW’su, kolunda Rus sevgilisi, cebinde bol parası, atölyede çalışan onlarca sigortasız işçisi… Bir Türk başka be isteyebilir ki, tabi ki de Helal Et. Ben de kendi durumumu anlatıp uzaklaşıyorum, burada Cubano nerede içebilirim diye onlara sormak aklımın ucuna bile gelmiyor.

Sonunda 1-2 kişilik tahta bir masanın yanında yine tahta bir sandalyede elinde bastonuyla oturan bir amca görüyorum. Adeta Buena Vista Social Club’ın bir üyesi. Sonra ona derdimi anlatmaya çalışıyorum “Cubano”, “I want to drink Cubano” diye yüksek sesle ve elimle anlatarak. Bir süre ufka bakıyor ve sonra bana beklemediğim bir İngilizce ile cevap veriyor. Bana tarif ediyor Cubano’yu…

Cubano yapmak için önce 1 shot espresso için kahve çekirdeklerimizi iyice ufalana kadar öğütelim. Bir yandan espresso makinesinin suyunu ve espresso bardağımızı ısıtalım. Öğüttüğümüz 1 shot kadarlık espressoyu (artık öğütücünüzün kabında mı ayrı bir yerde mi yaparsınız bilmem) ayrı bir yere alıp üzerine 1 tatlı kaşığı toz (kristal) şeker ekleyin ve karıştırın. Ve bu öğütülmüş espresso- toz şeker karışımını espresso makinenizin cezvesine (coffee holder) koyup iyice sıkıştırın ve espresso makinesindeki yerine yerleştirin. Espresso makineniz yeterli su sıcaklık ve basıncına ulaştığında çekin şekerli espressoyu. Espresso bardağınıza aynı bizim şekerli Türk Kahvesini anımsatan bir kahve dolacak! Aslında cubano şekerli espresso, ancak şekerini önceden cezvesine koyuyoruz, bardağa eklemektense. Şekerli kahve sevmeyenler (mesela ben) için biraz bayık, ama olsun, Küba’da içmesi bir farklı…

Neyse, insanlık ne medeniyetler kurmuş farklı yerlere, Brezilya, Meksika, Thailand, Nepal, 1 insanlık…

Haftaya İstanbul’dayım. Türk Kahvesinin vatanı Türkiye…

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

2 thoughts on “Coffee Departures (Flight No: 5) Cuba

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s