Emre-Zokora Olayının Düşündürdükleri

Geçtiğimiz Pazar günü oynanan maç sırasında Fenerbahçeli Emre Belözoğlu ve Trabzonsporlu Didier Zokora arasında yaşananlar, Türkiye’de aslında çok da gündeme gelmeyen bir tartışmayı alevlendirdi. Didier Zokora, Emre Belözoğlu’nun maç sırasındaki bir tartışmada kendisine “f*cking n*gger” dediğini iddia etti ve Emre Belözoğlu’nu ırkçılıkla suçladı. Maçtan hemen sonra telefonla bir televizyon programına katılan Emre Belözoğlu “Maçın içinde tansiyon yükseldiğinde birbirimze bazı sözler söyledik. O da bana çok kötü sözler söyledi; benim de ağzımdan bazı kötü sözler çıkmış olabilir. Söylemiş olduğu kelimeyi de sarfetmiş olabilirim, bunu da kabul ediyorum. Aptalca bir kelimeydi,” dedi. Fakat ertesi gün yaptığı basın toplantısında ırkçılık iddialarını reddetti ve tartışma sırasında Zokora’ya “f*cking prick” dediğini, ırkçı bir söylemde bulunmadığını belirtti.

Anlaşılan Emre Belözoğlu’nun kafası karışık. Gerçi bu, adının karıştığı ilk ırkçılık tartışması değil. İngiltere’de oynadığı dönemde, şimdiki takım arkadaşı Joseph Yobo’ya karşı ırkçı ifadeler kullandığı iddiasıyla hakkında İngiltere Futbol Federasyonu tarafından soruşturma açılmıştı; fakat iddia edilen suç kanıtlanamamıştı. Yeni yaşadığımız olayda ise kararı Türkiye Futbol Federasyonu verecek. Bekleyip göreceğiz.

Emre-Zokora olayı ile başlayan tartışma basında etraflıca tartışıldı. Emre’yi haksız bulanlar da var, onun masum olduğuna inananlar da. Fakat benim dikkatimi çeken başka bir husus var. Bu tartışmalarla birlikte Turkiye’deki şu meşhur “bizde ırkçılık olmaz” tavrı bir kez daha ortaya çıktı. Gerçekten öyle mi peki? Mahalledeki siyah tüylü köpeklere “Arap” ismini takan bir neslin evlatları olarak durumu gözden geçirmekte fayda olduğu kanaatindeyim.

Irkçılıkla ilgili genel algımızın, Amerika Birleşik Devletleri’nde Afrika kökenli Amerikalılar’a yapılanlarla ya da Hitler’in Yahudi soykırımıyla şekillendiği düşüncesindeyim. Yani bir ırka karşı toptan bir ayrımcılığa ya da kırıma girişmiyorsanız, söylediğiniz ve yaptığınız hiçbir şey ırkçılık olarak algılanmıyor. Böyle olması doğal çünkü bu tip toplumsal algılar uzun yıllar içinde, farklı ırkların,etnik ya da dini grupların ilişkileri çerçevesinde her ülkede farklı şekillerde ortaya çıkıyor. Fakat bir de işin “gizli ırkçılık” boyutu var. Yani ırkçılığı yapanın ve ırkçılığa maruz kalanın bile farkında olmadığı bir bilinçaltı durum. Amerikalıların “subtle racism” dediği bu ırkçılık türünde, örneğin, mağazaya giren beyaz olmayan bir müşteri dakikalarca mağaza çalışanları tarafından görmezden gelinirken, beyaz bir müşteri ise “hakettiği” ilgi ve alakayı hemen bulabiliyor.

Turkiye’de gizli ırkçılık örneklerini bolca sıralayabilirim. En basitinden, iş başvurularında fotoğraf istenmesi bile doğal karşılanıyor ülkemizde. Ama bu işin açıktan yapıldığı durumlarda bile gösterilen duyarsızlık düşündürücü boyutlarda kanımca. Zamanında Trabzonspor başkanı Mehmet Ali Yılmaz, takımının oyuncusu Kevin Campbell için yamyam dediğinde bunun hınzır bir şaka olduğunu düşünenlerin sayısı hiç de az değildi. Bir başka hınzır şakacı ise Amerikan Başkanı Barack Obama ülkemizi ziyaret ederken, suratını siyaha boyayıp yayına çıkan haber spikeri idi. Çok gerilere gitmeye lüzum yok aslında. Daha birkaç hafta önce Hitler’li reklam filmini izleyip hep beraber gülüp eğlenmiştik. Batı’da adının, katil bir canavarla eş olduğu bir karakter üzerinden ürün pazarlamak gayet olur bir durum ülkemizde.

Bu durum ülke siyasetinde de kendini gösteriyor tabiki. Mehmet Ali Birand’ın ses getiren 28 Şubat belgeselinin bir bölümünde Necmettin Erkbakan, bir dönem Turkiye’ye yayılan “Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık” eylemine katılanlarla ilgili olarak sarf ettiği “gulu gulu dansı yapıyorlar” sözlerini şöyle savunuyordu: “Kime alet olduklarının farkında değiller. O sebepten dolayı ne olduklarını bilmeden yaptıkları bir hareket. Gulu gulu dansı zencilerin yaptığı danstır; zenciler de kültürsüzdür, bilgisizdir.” Sayın profesörden daha iyi bilecek değiliz elbette. Bu arada, 2011 genel seçimlerinin öncesindeki süreçte, bir parti liderinin düzenlenen mitinglerde başka bir siyasi liderin mezhebini “hatırlatmalarından” sonra kalabalıklardan yükselen yuh sesleri de hala kulaklarımızda. Yine bir muhalefet milletvekilinin cumhurbaşkanının Ermeni olabileceği imalarını da unutmadık (Cumhurbaşkanı iddiaları reddedince nasıl da rahatlamıştık).

Emre Belözoğlu ırkçılık iddialarını reddettiği basın toplantısında “Eğer kalbimde en ufak bir ırkçı duygu varsa Allah bu kalbimi yerinden çıkarsın,” demişti. Buna gerek yok; kalbimiz yerinde dursun. Ama zaman zaman aklımızla ona sorular sorup tavrımızı gözden geçirmekte fayda var.

6 thoughts on “Emre-Zokora Olayının Düşündürdükleri

  1. Türkiye’deki açık veya gizli ırkçılıkla ilgili yazı yazıp Kürt sorununa değinmeden geçmeyi nasıl başardın? Takipçin olan Laik, elit, ulusalcı okurlarının tepkisini çekmekten çekindin sanırım, doğru mu?

  2. http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/20381731.asp

    “Aynı müsabakada FENERBAHÇE A.Ş. sporcusu EMRE BELÖZOĞLU’nun, rakip takım sporcusuna hakareti nedeniyle takdiren 2 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına (oyçokluğu ile),
    Sporcunun eyleminin, “ayrımcılık” şeklinde nitelendirilmesi gerektiği yönünde karşı oylar: Av. Sinan Gürsoy (Başkanvekili), Av. Yusuf Reha Alp (Üye), Av. Tolga Erol (Üye)”

    Anladigim su, Emre macta Zokora’ya “S……n Zencisi” diyor, mactan sonra da “demis olabilirim” diye teyid ediyor. Daha sonra olayin vehametini anlayip “Kesinlikle oyle bir soz kullanmadim” diyerek kendini siyirmaya calisiyor (kucuk insanlarin kucuk kivirtmalari -bir baska ornek icin bkz: http://www.cnnturk.com/2012/guncel/04/19/icisleri.bakani.cambaz.zannetmis/657904.0/index.html).

    Federasyon goruntuleri inceliyor, bahsi gecen sozun soylendigini tespit ediyor. Daha sonra da oylamayla bunun “ayrimci” bir ifade olmadigini sadece kufur olduguna karar vererek Emre’ye 2 mac ceza veriyor. Ulkenin durunumu net olarak ortaya koyan, ilginc bir manzara. Emre gibi bir insan icin bu hallere dusmeye deger mi? Yazik…

    Bundan sonra Balililer, Gekaslar kendine dikkat etsin!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s